Doğa Yasası ve Eylemlerimiz

Doğa Yasası ve Eylemlerimiz

Yaklaşık bir aydır kendimi geçmişi ve bugünü düşünür halde buluyorum. Neler yaptım ve neler oluyor? Bu iki soru benim zihnimi öyle meşgul eder hale geldi ki; bazen hayatımın tıkandığı noktalarda neden sürekli aynı şeylerin başıma geliyor olduğunu düşünüyorum ve hayıflanmalarımın cevabını bulmaya başladığımı hissediyorum. 

Düşüncelerimizi ve davranışlarınızı değiştirmediğiniz takdirde kendimizi tekrar eden olaylar bütününde bulduğumuzu anlıyorum. Bu senaryoda kişiler farklı olsa da sebepler aynı. Bu durum Tibet Budizm’inde iyi ve kötü karma yaratan aksiyonlar olarak ifade ediliyor. Bu kavram bilimsel değil. Belki felsefi bir yanı var. Fakat sebep ve sonuç yasasının doğru olduğunu düşünüyor ve başımıza gelen her şeyin bir ceza ya da ödül olarak algılanmasını doğru bulmuyorum. Elbette bu ayrımı yapmak belki en sağlıklı olanıdır. 

Karma felsefesi olarak gördüğüm bu kavram bence Newton yasasına tam anlamıyla eşdeğer. Çünkü biliriz ki; her eylemde eşit ve zıt bir reaksiyon bulunur. Düşünmek, konuşmak, eyleme dökmek ve bundan doğacak hareketle tepkiler görmek… Aslında en basit tabiriyle kuvvet, karşısında bir kuvveti doğuruyor. Nitekim kişi, geçmişte yaptıklarından kaçamazken, şu an yapacaklarından da sorumludur. Gerekli şartların gerekli şekilde oluşması gerektiği için bu şartları yaratan aksiyonlarının bulunduğunu bilmesi gerekir. Beden, dil ve zihin de bu noktada devreye giren aktörler. Nihayetinde aksiyonlarımızın temeli buna dayalı. 

Her şey olması gerektiği gibi. Yaşamımız doğal bir akışta, eylemlerimizin bütünü olarak var oluyor. Bu doğa yasası olarak kabul edileceği gibi, “ne ekersen onu biçersin” sözünün de en uygun örneği. Hayattaki eylemlerimizi bir bumerang gibi düşünürsek, başımıza gelen her şeyin de bununla alakalı olduğu gerçeğini kavrarız. Son süreçlerin bana bunu öğrettiğini itiraf ederken, yaşadığımız her şeydeki sorumluluğunun bize ait olduğunu bilmek gerekiyor. 

Nerede hata yaptığımız ya da ne şekilde düşündüğümüzün önemini kavrayacak olursak, eylemlerimizin bütününden sorumlu olmak en akılcı karar. Demiştik ya, doğa yasası… Kesin ve mutlak, hepimiz düşüncelerimizden doğan eylemlerden sorumluyuz. Aksi halde başımıza gelen her şeyi şanssızlık olarak düşünmek belki de kendimize yapacağımız en büyük haksızlık olur. 

Her ne yapıyorsak yapalım, bu felsefe bizi başladığımız yere geri döndürecek türden. Çünkü yaptığımız hiçbir hareket geriye döndürülemez ve olan her ne ise o da olmamış sayılmaz. Yüzleşmenin hafifliği ya da ağırlığı, her neyse ne, o bizim zihnimizin bir ürünü olarak bizim yükümüz. Ya yanlış bir düşünceye sahibim ya da bugünden sonrası benim için en doğru karar.  

Böylece, eylemlerimin sonucunda geleceğimi şekillendiren şeyin yaptıklarımın olduğunu düşünmekte haklıyım. Gelecekte, geçmişteki gibi davranmanın da fayda sağlamayacağını anladım. Bu yüzden belki de hayatımın yönünü tam aksine çevirmek zorunda hissediyorum. Yarın geç olmadan, bugün ise henüz erken demeden yola koyulmak beni içten içe mutlu ediyor. Kendini bulmak ve bulduklarınla mutlu olabilmek sanırım en güzeli ve bugünden itibaren kendi içsel muhasebemi bu felsefeyle sürdürmem gerektiğine inanıyorum.  

02.07.2021, Milliyet Gazetesi

 

 

Paylaş
Başa dön